HPV Nedir ? HPV Aşısı ve Testi – Cinsel Hastalıklar

HPV yani İngilizce açılımıyla Human Papilloma Virus Türkçe haliyle İnsan Papilloma Virüsü bu yazımızın ana konusu olacak. HPV aşısı , testi , tedavisi , HPV tipleri yanı sıra serviks yani rahim ağzı kanseri konularını da inceleyeceğiz.

HPV Nedir ? aşısı tedavisi belirtileri kadın erkek açılımı sonuç tipleri boğaz beslenme
HPV Nedir ?

HPV – İnsan Papilloma Virüsü

Human Papilloma Virüsler; oldukça yaygın görülen, belirti göstermeyen, bulaşıcı, genellikle zararsız ve insan immün sistemince (bağışıklık sistemi) temizlenerek kendiliğinden geçen DNA virüsleridir. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar içinde en yaygın olanlarından birisidir. HPV‘nin bazı tipleri kansere veya genital siğile yol açabilmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre her 10 kişinin 1’inde insan papilloma virüsü bulunmaktadır ve yetişkin bir bireyin 50 yaşına değin HPV enfeksiyonuna yakalanma olasılığı %80’dir.

HPV virüsü 50-55 nm çapında, çift sarmallı yapıda, iki ayrı protein yapıda kapsomerden oluşan proteinle çevrili DNA genomu içermekte olan bir virüstür.

HPV’den kaynaklı enfeksiyonların yaklaşık %80’i bağışıklık sistemi tarafınca kontrol altına alınmaktadır ve 2 yıl içerisinde temizlenmektedir. HPV bulaşını takiben vakaların %5-10 gibi bir kısmında ilerleyici enfeksiyon gözlenmekte ve zamanla kansere dönüşebilmektedir.

Yaklaşık 200 tipi bulunan bu çift sarmal DNA virüsünün en az 40 tipi ise genital bölgede oluşan enfeksiyonların sorumlusudur.

Aşağıdaki tabloda onkojenik potansiyellerine göre HPV’nin tiplerinin sınıflandırması görülebilir.

Risk Grupları HPV Tipleri
Düşük Risk 6, 11, 40, 42, 43, 44, 54, 61, 70, 72, 81
Orta Risk 26, 53, 66
Yüksek Risk 16, 18, 31, 33, 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58, 59, 68, 73, 82

Dünyada servikal kanser gelişiminde yaklaşık %70 oranında HPV’nin 16 ve 18 tipleri sorumlu iken, genital siğillerin %90’ından tip 6 ve 11 sorumludur.

HPV Bulaşması ve Belirtileri

HPV’nin bulaşması yönünden en büyük risk faktörü cinsel aktivitedir. Erkekler ve kadınlar için HPV’nin bulaşma riski cinsel partnerlerin sayısı ile artmaktadır. Cinsel olarak aktif olan ve güvensiz cinsel ilişki yaşan bütün bireyler bu enfeksiyon bakımından risk altındadırlar.

Cinsel temas haricinde; direkt ve indirekt yollarla, enfekte olmuş doğum kanalından geçen yeni doğana doğrudan ve oldukça düşük olasılıkla kontamine yüzeyle temas etmiş olan deri veya mukoza çatlaklarından (tuvalet, havlu vs. kullanımı) da dolaylı şekilde bulaşabilmektedir.

Ciltlerin teması esnasında cinsel ilişki (vajinal, oral, anal) ya da enfekte olmuş cildin örneğin el ile temasıyla bulaşır. Bu durumda prezervatifin mutlak bir koruyuculuğu yoktur çünkü enfekte durumdaki cildi tamamen kapatması mümkün değildir. Yine de her ilişki öncesi prezervatif (kondom) önerilmektedir.

Genital HPV enfeksiyonu geçirmekte olan bireylerin eşlerinde de %60-66 oranında yaklaşık 3 ay gibi süre sonrasında HPV‘nin lezyonları gözlenmektedir.

Literatürde belirtilen risk faktörlerine göre sıralama; birden fazla cinsel eş (partner), güvensiz cinsel ilişki, ilk cinsel ilişki yaşının küçük olması (<16 yaşından), aşılanmamış olmak, tarama programlarının yetersiz oluşu, sigara kullanma durumu, bağışıklığı zayıflatan diğer durumlar, kötü hijyenik koşullar, düşük sosyo-ekonomik seviye, şeklindedir.

Human papilloma virüsü sadece serviks kanseri (rahim ağzı kanseri) için değil aynı zamanda cilt kanseri, vulvar, vajinal, penil ve anal kanserlerden de sorumludur.

Genital siğiller birkaç ay içerisinde gözlemlenebilir iken, servikal kanser gelişimi yıllar alabilmektedir. Çoğu HPV enfeksiyonu ise asemptomatik (klinik bulgu vermeyen) olduğundan sadece HPV-DNA testi uygulanarak tespit edilebilmektedir.

Sağlıklı bireyler için enfeksiyonun %75’inden fazlası 30. ayında belli olmaktadır.

İnsan papilloma virüsü konak bağışıklık sisteminin cevabından kaçtığı için öteki viral enfeksiyonlara göre daha geç gelişir ve iyileşmesi için yüksek riskli tiplerde 16-18 ay iken düşük riskli HPV tiplerinde 10 ay gibi bir süre yeterlidir.

Serviks Kanseri – Rahim Ağzı Kanseri

Serviks kanserlerinde %99 oranda HPV ile ilişki bulunmaktadır ve enfekte olmuş kadınlarda 250-400 kat daha fazla bu risk vardır.

Genel olarak cinsel aktivite esnasında anal bölgenin epitelinde oluşan travmalar neticesinde, HPV bazal hücre tabakalarına yerleşmekte olup, çekirdek içerisinde virüs replikasyonu gerçekleşir.

Cinsel açıdan aktif olan kadınların %70-80 oranında seksüel aktivite başlangıcı kısa bir süre sonrası onkojenik HPV ile bulaş olmaktadır.

Düzenli yapılacak jinekolojik muayeneler ve tarama testleri ile rahim ağzı kanserini önlemek mümkün olabilmektedir. Tarama testleri ile rahim ağzı hücrelerindeki değişiklikler tespit edilebilir ve kanser evresi başlamadan tedavi edilebilir.

HPV’nin teşhisi için altın standart olarak belirtilen HPV-DNA’nın PCR yöntemi ile belirlenmesidir. Testin sonucu negatif veya pozitif olabilir. Negatif sonuç HPV taşınmadığı anlamına gelir.

Pozitif olması ise bu virüsün taşıyıcısı olunduğu anlamındadır ancak pozitif sonuç kanser olunduğu anlamına gelmez.

Pozitif sonuç görülen kişilerde ne kadar hücre değişikliği olduğunu anlamak için pap smear – pap test (patoloji) testi yapılmalıdır. HPV pozitif ise yılda bir kez pap smear testi hücresel değişiklikleri izlemek adına önerilmektedir. Sigaradan hücresel değişiklikleri hızlandırdığı için uzak durulmalıdır.

Tek eşli yaşamın yaygın olduğu Müslüman ülkelerde, Yahudilerde ve Katoliklerde serviks kanseri vakaları daha az gözlenmektedir. Serviks kanseri için insidans 30-39 yaşlarında yükselmekte 50-60 yaşlarında ise maksimum noktaya ulaşmaktadır.

Bugün düşük riskli olan Türkiye’de değişen cinsel davranışlarla birlikte genital kanser türlerinin artış göstereceği düşünülmektedir.

HPV Aşısı ve Kanserden Korunma

HPV cinsel yollarla bulaşan, kadınlarda ve erkeklerde hastalıklara neden olan bir virüstür. Cinsel ilişki yaşının geciktirilmesi ve menarş yaşından uzaklaştırılabilmesi, kondom (prezervatif) kullanımı, partner sayısının az olması, sigara kullanılmaması ilk öneriler olarak sayılabilmektedir.

HPV‘nin bulaşıcılığının yüksek olmasından sebeple aşılanmak önemlidir. HPV aşısının her iki cinsiyette de ilk cinsel ilişki öncesi 9-26 yaş aralığında yapılması önerilmektedir. 15 yaş öncesi her iki cinsiyette 2 dozun yeterli olduğu 15 yaş sonrası için ise 3. dozun da gerektiği belirtilmektedir.

İlk kez 2006 yılında uygulanmaya başlanan HPV‘nin aşıları, enfeksiyon ve ilişkili kanserlerin gelişmesinde oldukça güvenli ve yüksek koruyuculuğa sahip olduğu ispat edilmiştir.

HPV‘nin tiplerinin sayısına göre klinik anlamda 3 farklı aşı türü bulunmaktadır:

  • 4 valanlı HPV aşısı Tip 6, 11, 16 ve 18’i hedeflemektedir.
  • 9 valanlı aşı 4 değerli aşıya ek olarak 31, 33, 45, 52 ve 58 tiplerini de hedeflemektedir.
  • Bivalan aşı ise Tip 16 ve 18’i hedeflemektedir.

Yapılan pek çok çalışma göstermektedir ki HPV‘nin enfeksiyonlarını azaltmada hem kız hem erkeklerin aşılanması toplumsal bağışıklığı sağlama açısından önemlidir. Aşı uygulamasının bir üst yaş sınırı bulunmamaktadır.

Faydalanılan Kaynaklar:

  • Organization, W.H., Cancer control: knowledge into action: WHO guide for effective programmes. Vol. 2. 2007: World Health Organization.
  • American Cancer Society (ACS), (2017). HPV and Cancer
  • Öztürker, C. and G. Sönmez, Endometrium ve Serviks Kanserlerinde Görüntüleme. 2015.
  • İnsan Papilloma Virüsü Human Papillomavirus Gülçin Alp Avcı , Gülendam Bozdayı
  • Taşkın, L., Doğum ve kadın sağlığı hemşireliği. 1997: (Sistem Ofset Matbaacılık).
  • “HPV aşisi hakkinda aile hekimlerinin bilgi düzeyleri, tutum ve davranişlarinin değerlendirilmesi” Dr. Betül AYDIN
  • “Human papilloma virüsü (hpv) bilgi ölçeği’nin Türkçe geçerlik ve güvenirliği” Feyza Demir

One Response

  1. disisepensıl Eylül 22, 2019 Reply

Yorum Yazın