Domatesin Tarihçesi – Domates Dünyaya Nasıl Yayıldı?

Domates tarihi, domatesin tarihçesi, domatesin dünyaya yayılışı, domatesin Türk mutfağına girişi

domates tarihi, domatesin tarihçesi, domatesin dünyaya yayılışı, ilk domates yiyen padişah, çeri domates tarihi, domates nedir, anadolu'da domates yetiştirme tarihi, domates ekim tarihi
Domates Tarihi

Yediğimiz içtiğimiz şeyler sanki hep bizimle varmış gibi düşünülse de bazıları oldukça yeni sayılır. Örneğin domates, tarihe damga vurmuş pek çok hükümdarın bile tadını bilmediği hatta varlığından dahi haberdar olmadığı bir bitkidir.

Oldukça fazla çeşide sahip olan domates, geniş bir alanda yetiştiriciliği yapılmakta olan bitkilerdendir. Ticari olarak üretilmekte olan domateslerin yanı sıra yabani şekilde yetişen akrabaları da, deniz seviyesinden olan yükseklikten etkilendiği gibi bulunduğu yerin enlem derecesinden de etkilenmekte ve geniş bir gen çeşitliliğine ulaşmaktadır.

Domates (Solanum lycopersicum L.), dünya çapında yüksek kapasitelerde yetiştirme yüzdesine sahip olan Solanacea familyasından olan sebze türlerinden biridir. Ülkemizde sofralık domatesin en çok üretimi Akdeniz Bölgesi’nde, salçalık domatesin en çok üretimi ise Ege Bölgesi’nde yapılmaktadır.

Domates Tarihi – Domatesin Tarihçesi

Tarihi kaynaklara göz atıldığında domates meyvesi tarımının tarihte ilk kez M.Ö. 700’lü yıllarda Meksika veya Peru’da yaşamakta olan Güney Amerikalı yerli kabileler tarafından gerçekleştirildiği görülmektedir.

Domatesin adının Azteklerin dilinde (Nahuatl) yer alan “xitomate” ya da “zitotomate” olarak bilinen kelimelerden türetildiği düşünülmektedir.

Domatesin 16. yüzyılda İspanyollar tarafından ilk olarak Avrupa’ya ve 18. yüzyılda ise buradan Kuzey Amerika kıtasına ulaştırıldığı, daha sonra ise yeni coğrafi keşifler ile birlikte bu bölgelerden bütün dünyaya yayıldığı düşünülmektedir.

İlk kâşifler yeni topraklar keşfetmek için yelken açtıklarında, yani 16. yüzyıl civarına kadar Avrupalılar bu meyveyle tanışmamışlardı.

Yalnızca domates de değil, patates, patlıcan, yeşilbiber gibi bitkiler de domates gibi dünyanın büyük kısmında bilinmiyordu.

İspanyollar ilk olarak domatesleri Avrupa’ya tanıttı ve burada İspanyol ve İtalyan yemeklerinde kullanıldı. Fransa ve kuzey Avrupa’da, domates başlangıçta süs bitkisi olarak yetiştirildi çünkü botanikçiler ona zehirli bir bitkinin akrabası olarak yaklaştılar.

Bu durum domatesin asidik suyunun kalay kaplı tabaklar ile etkileşimi sonucu daha da kötüleşti. Şöyle ki;

1500’lerde zengin insanlar, kalay kaplı sofra takımı kullanmaktaydılar. Domates gibi asit bakımından zengin gıdalar kurşunun gıdaya sızmasına sebep olup kurşun zehirlenmesi ve ölüme sebep oluyordu.

Tahtadan yapılmış tabaklardan yiyen yoksul insanların bu sorunu yoktu ve bu nedenle domateslere karşı bir hoşnutsuzlukları yoktu. Esasen domateslerin 1800’lere, özellikle İtalyanlara kadar sadece fakir insanlar tarafından yenilmesinin nedeni budur.

Domatesin yaprakları ve olgunlaşmamış meyvesi, büyük miktarlarda, toksik olabilecek tomatin içerir ancak olgun meyve tomatin içermez.

Domates ABD’de ilk kez 1781 yılında Monticello, Virginia’da ABD’nin 3. Başkanı ve Bağımsızlık Bildirgesi yazarı Thomas Jefferson tarafından yetiştirildi ama pek çok insan zehirli olduğuna inanarak 1900’lü yıllara kadar yemeyi reddetti.

Türk Mutfağı ve Domates

Türk mutfağı dendiğinde domates, patlıcan, patates kullanılan yemekler sıkça akla gelse de, domatese dair ilk bilgileri 3. Ahmet döneminde 1723 yılında tutulan masraf kayıtlarında görüyoruz.

Başlarda sadece yeşil domatesler tüketilmekte, kızaran domateslerin ise bozulduğu düşünülerek atılmaktaydı. Uzun yıllar boyunca da Anadolu’da sadece çeri (kiraz) domatesi üretilip tüketilmiştir.

1800’lü yıllardan itibaren ise kırmızı domates yaygınlaşmaya ve mutfak kültürüne yerleşmeye başlamıştır.

Likopen Nedir? – Domates ve Likopen

yazımız da ilginizi çekebilir!

Yorum Yazın